Gezegen Linux Kural Maddeleri
Günlüğünüzün yayınlanması için:
- Hele bir başvurun, o zaman düşünürüz.
Günlüğünüzün yayından çıkarılması:
- Teknik bir sorun olursa yayından çıkarabiliriz.
- Yazdıklarınızı bir okuyalım sonra karar verelim.
Ayrıca, bunun için özür dileriz, ancak şimdiden düşünemediğimiz olası durumları da kapsaması için; günlüğünüz bunlardan başka herhangi bir nedenle Gezegen Linux'da yayından kaldırılabilir (bu yetki iyi niyetle kullanılacaktır).
// Bu maddeler Gezegen Linux'u korumak için hazırlandı.


23 Comments:
"politik ve siyasi" fazla geniş bir kısıtlama. tamamen apolitik olup da bir akademisyen yahut bir özgür yazılım katılımcısı nasıl olunur tahayyül edemiyorum. en son patentlerle ilgili yazdıklarım TAMAMEN politikti örneğin.
--
Eray Özkural
Eray'a sonuna dek katılıyorum.
bu arada "Türk ahlak yapısı" ne demek, biraz açar mısınız?
Bu şu anlama da gelebilir mi? Aramıza eşcinsel bir geliştirici katılmak isterse mesela, ne olacak?
Saygılarımla
Politika sınırlamasından daha da fenası, ahlak kriterleri... Çok muğlak... Bizim ortak kültürümüzle de ilgisi yok...
* Gezegen üzerinde politik, siyasi, Türk ahlak yapısına aykırı ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyacak türde yazılar yayınlayamazsınız. (Bir çok blog/günlük yazılımının farklı kategoriler için farklı RSS besleme desteği bulunmakta. Gezegen Linux için ayrı bir kategori açmanızı tavsiye ederiz.)
Maddesi yerine
* Gezegen'de ortak paydayı oluşturan konuların dışında ve kamplaşma oluşturmaya müsait tartışmaların yer almasını tercih etmiyoruz. Bu nedenle günlüğünüzde gezegen'de yer alacak yazılarınızı topladığınız ayrı bir kategori tutmanızı ve taraftarlığa yol açabilecek konuları bu kategoriye alırken iki kere düşünmenizi rica ediyoruz. Günlüğünüzü ziyaret edenlere de bir şeyler kalsın değil mi? ;-)
Denilebilir... Ayrıca bütün bunlardan daha olası sorun çıkartabilecek olanı örneğin futbol, ama kimse sorun yaratmadı... Keza Orhan Pamuk tartışmaları da genel olarak baktığımızda medeni çizgilerde gelişti...
Beni o kadar eleştirdikten sonra ben de kuralları komple kaldıracaksınız sanmıştım...
Eski kurallarla kelime farkı bile göremiyorum.
Bu mu özgürlükten anladığınız? Hala eski sansürcü ve statükocu zihniyeti görüyorum.
Çok uğraştınız mı bu kurallar için? :)
Eski kurallarla pek farkı varmış gibi gelmedi ban da
Bu kurallara riayet edilecekse Gezegen'in ismi "SS Gezegen" olarak değiştirilmeli...
Tam "özgürleştik" derken... Olmamış...
Taslak olduğunu artık biliyoruz...
@anonymous: öğrenmenize sevindik :)
Merhaba Arkadaşlar,
Taslak metinleri tartışmaya açmak iyi hoş da, o zaman bunu "şu taslağı tartışmaya açıyoruz" diye yapmak daha doğru. Yarım saat kadar önce Gezegen Linux ana sayfada kuralları gördüm. Uzunca ve eskisini andıran metni yani. Eski yönetim/biçim sırasındaki metne E diyelim. Yarım saat önce gördüğüme de Y1. Sonra başlığa tıklayıp Gezegen Linux Haberleri alanından Y1'in aslına ve yorumlara ulaştım. Bir karşılaştırma yapmak ve sağlıklı yorum yapabilmek için yöneticilerden eski metni talep ettim. Ben o talep e-postasını yazarken, bir baktım ki, Gezegen linux Haberlerindeki metin benim az önce okuduğum gibi değil. Y2 diye adlandıracağım başka bir hale gelmiş. Tekrar Gezegen'e dön. Hayır aklımı yitirmemişim, oradaki metin hatırladığım gibi: Y1. Biraz vakit geçince, sayfayı tekar yükle falan, Gezegen'deki de Y2 oldu. Ama bu arada Gezegen Haberleri'ndeki versiyon Y3'e dönüştü. Kuralı tartışmak için kuralların değişme hızına yetişememek tuhaf bir durum, ki klavyeyi de hızlı kullanırım ortalama insana göre.
Kural koymak başka, taslağı tartışmaya açmak başka, tartışma sürecinde dakika dakika kural değiştirmek ise bambaşka. Bence, olmuyor böyle. Değerli vakitlerimizi çöpe atıyoruz. Şaka sitesi değil ki burası.
Selam ve sevgi,
Deniz
Tekrar Merhaba,
Arda Çetin sağolsun yönetim/biçim değişikliğinden önceki halini gönderdi kuralların. Bazı arkadaşlar Y1 E'ye benziyor dediler ama, tam şüphelendiğim ve aklımda kaldığı gibi: yukarıdaki yorumumda Y1 olarak adlandırdığım ve artık kayba karışmış metindeki "politik ve siyasi" olana ilişkin kısıtlamalar E'de (bile!) yoktu. :-) Özellikle Eray'ın yazdıklarıyla paralel bir şeyler söylemek için E lazımdı bana. Artık gerek kalmadı gibi göründüğünden E x Y1 karşılaştırması yapmayacağım ama şunu eklemeden olmaz: Y1'deki "politik ve siyasi" ifadesi dil bakımından da yanlıştı. Malum; politik = siyasi. Konuya yaklaşık bir saatimi verdikten sonra, bu kadarını olsun yazmadan rahat edemedim. Gerekirse daha fazlasını yazmak için "kararlı" sürümü bekleyeceğim. Herhangi bir açıklama gelmezse ve en son sürüm bir hafta kalırsa yerinde değişmeden, ben onu kararlı varsaymak niyetindeyim.
Selam ve sevgi,
Deniz
Yanlış anlaşılmak istemem :)
Ben kural olmasın filan demiyorum. Daha önce de kurallar olsun ve uygulansın şeklinde bir tavrım olmuştu, hala aynı fikirdeyim. Sadece pek değişmemiş dedim. Demesem de olurdu ;)
İyi niyetinden ve çalışkanlığından şüphe etmediğim Arda ve Ahmet'i yolun başında küstürmek istemem.
Yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal!
Tamam.. Madem herkes çok "özgür" olmak istiyor, kaldıralım kuralları, ne dersiniz?
Ancak yarın öbür gün Gezegen'de yayınlanacak bir politik[1] yazıda Gezegen üyesini ne şekilde uyaracağız, söyler misiniz?
"Sizin bu yazınız Gezegen'in kurallarına uymuyor" mu diyeceğiz? Yoksa "bu yazdıkların Gezegen'le bağdaşmıyor" mu diyeceğiz?
Adam sormayacak mı o zaman, "nedir bu Gezegen'in kuralları? Bilelim ona göre yazalım" diye..
Ayrıca aramızda "Türk ahlak yapısı"nı bilmeyen, cinsel tercih özgürlüğünü Türk ahlak yapısına ayrıkı gören üyelerin olduğunu görmek kendi adıma oldukça üzücü.
Deniz Hocam; size söyleyecek bir şey bulamıyorum, (her zamanki gibi) haklısınız; (Taslak) Kural Maddeleri çocuk oyuncağına döndü. Ancak yukarıda dediğim gibi gelen yorumlara bakarsanız zaten yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal durumu oldu.
Gezegen Yönetimi "kim ne derse desin, kurallar budur" deme şansı da vardı. Ancak taslak olmasındaki amaç buydu.
Gezegen Linux, diğer ekip ve çalışma grublarından farklı olarak teknik alt yapısı hariç, diğer kısımları üyeler tarafından oluşturuluyor. Bu durum kuralların oluşmasında üyelerin de söz hakkı olduğunu gösterir.
Bu girdi ilk yazıldığında bu amaç için yazılmıştır.
(Kimse(?) bunu sonradan öğrendi diye bold karakterle akıllılık yaptığını sanmasın.)
// Bu yazdıklarım Gezegen Ekibi'ni değil, beni bağlar.
[1] "politik"ten ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum!
Arkadaşlar,
Ya ben müthiş bir enayilik halindeyim, düpedüz aklımı kaçırıyorum ve sizler nezaketinizden durumumu yüzüme vurmuyorsunuz veya bu konuşulanlarda bir tuhaflık var:
iki yorum gönderdim bu başlığa: Orada anlattıklarımı başka tür anlatmama veya özetlememe olanak yok. O yorumlardaki kodlamalarımla Y1, Y2 ve Y3 gibi üç ayrı halde gördük yeni kuralları, dakikalar içinde değişmek kaydıyla. Y3'ün o asıl tartışmayı yaratan Y1'le uzak yakın bir ilgisi yok elbette. Ben şöyle sandım: Tartışmayı kışkırtmak için yazıldı Y1, nihayetinde maksat hasıl olunca kaldırıldı ve Y3 kondu. Ama hayır, tüm bu işlerden sonra, Ahmet Aygün şimdi bile "genel olarak siyaset bu kapsama giriyor" gibi ifadelerle, artık buharlaşmışa benzeyen Y1'i savunuyor. A. Aygün'ün yazdığının veya Y1'in içeriğini tartışmayacağım şu anda. Önce şunu bir bilsem: Y1 geçerli mi? Geçerliyse neden kaldırıldı? Y2 ve Y3 nereden icab etti? Lafın kısası Y3'teki gibidir ama onun uygulama esasları Y1'dir diyorsanız, şu Y1'i yeniden bir yerde yayınlasanız da ben de içeriğini tartışma olanağı elde etsem, kötü mü olur?
Necdet Yücel'in yine tüm Y1, Y2; Y3 işlerinden sonra ve benim ilk iki yorumumdan sonra yazdıkları da, yani "ben kural olmasın demiyorum, sadece pek değişmemiş diyorum" şeklindeki ifadeleri de benim aklımı kaçırdığım ihtimalini güçlendiriyor. Necdet Hocam, zaten son versiyon kuralları hemen hemen tamamen kaldırmış değil mi? Sizle bir samimiyetimiz var, diğer arkadaşlar nazik bir tutum olarak görmüyorlarsa bile siz söyleyebilirsiniz bana aklımı kaçırdığımı, saçmaladığımı.
Şaşkınlık içindeyim.
Selamlar,
Deniz
Ben değişmemiş derken ilk yorum yazdığım haline (v1.0'a) demiştim. Şu hali (v?.?) elbette oldukça değişti :)
Neden bu tartışmaya girdim bilemiyorum. Sanki hiç yazmamışım gibi yapsak olmaz mı? :(
"Bu kurallar taslaktır" yazmazsanız kimse taslak olduğunu anlamaz, ondan sonra ben ve diğerleri gibi kimileri şaşırır ve yorum yapar. Bu açık değil mi? (Ah, yine bold yaptım, kahretsin)
Gezegen okuyucularının müneccim olduğunu varsaymıyorsunuz herhalde...
Herneyse, bunlar geçici şeyler.
Madem bir taslak verip üzerinde çalışacaksınız, yöntemi bu olmamalı. Örneğin bir wikiye koyabilir veya versiyon numarası vererek insanların değişimleri sindirmelerini sağlayabilirdiniz. Maksat tartışmak ise belki hala bunlar yapılabilir, veya kurallar bunlardır denilir, konu kapanır, neticede Ahmet Aygün ve Arda Çetin'in yorumlarına bakınca dernek bünyesinde olmak zaten bazı kuralları zorunlu kılıyor.
Sinirlenmeden devam... Kalabalık bir kitleye hitap ediyor gezegen, her kafadan farklı ses çıkması, sakal-bıyık durumu oluşması gayet doğal. Yöneticilik bu durumlarda ortayı bulabilmektir, fikir belirtenlere saldırmak değil...
Öyle değil mi?
Bence iyi gidiyorsunuz...
Merhaba Arkadaşlar,
Her ne kadar başta belirtilmemiş olsa da yorumlar sürecinde ortaya çıktı ki, kurallar şu anki haliyle taslaktır. Ve öyle seziyorum ki, benim ilk yorumumda Y1, Y2, Y3 diye adlandırdığım metinler içinden, şu an gördüğümüz Y3'ün ağırlığı neyse, Y1'inki de odur. Peki.
Öyleyse versiyon farkı gözetmeden, fikirleri tartışalım.
Ama bunu yapmadan önce, şunu belirtmeme izin verin: Y1 ve Y2 diye adlandırdığım metinler elimde yok. Bunları Gezegen yönetiminden talep ettim ama şu ana kadar elime geçmedi. E, bu tartışma da öyle uzun boylu beklemeyeceğine göre, hafızamda kalan ve bu başlık altında yapılan yorumlardan Y1'de neler olduğunu çıkarabileceğimiz kadarıyla yapacağım Y1 eleştirisini. metinler için talebimde ısrarlıyım; o, açık bir alan olan buranın konusu değil.
Öncelikle, eski yönetim/biçim döneminde Gezegen kuralları neydi, onu kopyalayayım:
(eski kurallar başlangıç)
Günlüğünüzün buradan yayınlanması için çok fazla birşey gerekmiyor:
* En az 2 haftadır günlük tutuyor olmalısınız, bu sayede geçmişte
yazdıklarınızı inceleyebiliriz.
* Ara sıra Özgür Yazılım ile ilgili birşeyler (belge, ipucu vb.) yazıp
bizlerle paylaşırsanız çok iyi olur.
* Kendi günlüğünüzde yazacaklarınıza karışmak niyetinde değiliz, ama
yazdıklarınız genel ahlâk ve saygı kuralları çerçevesinde olmalı.
* Ticari duyurular yapmayı planlıyorsanız bunun belirli bir ölçüsü
olmalıdır. Günlüğünüzü sürekli ticari amaçlı kullanmamalısınız.
* Linux Kullanıcıları Derneği'ni zor durumda bırakacak yazılardan
kaçınmalısınız.
Günlüğünüzü bazı durumlarda burada yayınlamamaya karar verebiliriz:
* Kullandığınız günlük yazılımından kaynaklanan problemlerde (Örneğin
Türkçe karakterlerin hatalı görünmesi ya da metinlerin okunamaz biçimde
görüntülenmesi, günlük yazılımının [sık sık] değiştirilmesi ya da benzer
nedenlerle günlük kayıtlarının olması gereken zamanda gözükmemesi gibi…)
* Saygı ve ahlâk kuralları çerçevesinde olmayan, argo ve ağır bir dil
kullanmanız veya çok sayıda yazım hatası yapmanız durumunda
* Özgün bir şeyler karalamak yerine sürekli başkalarının günlüklerinden
alıntı yapmanız durumunda
* Uzun bir süre günlüğünüzü güncellememeniz durumunda
* Ayrıca, bunun için özür dileriz, ancak şimdiden düşünemediğimiz olası
durumları da kapsaması için; günlüğünüz bunlardan başka herhangi bir nedenle
Gezegen Linux'da yayından kaldırılabilir (bu yetki iyi niyetle
kullanılacaktır).
(eski kurallar bitiş)
Yukarıda da görülebilecek tartışmalardaki alıntıların gösterdiği gibi ve hafızamın da söylediğine göre, bu eski kurallara Y1 diye adlandırdığım yeni kurallar bütünün şimdi ortada olmayan ilk halinde iki önemli ekleme yapıldı:
1- Gezegen üzerinde politik... türde yazılar yayınlayamazsınız.
2- Gezegen üzerinde ... Türk ahlak yapısına aykırı ... yazılar yayınlayamazsınız.
Oysa, tartışmanın ilerleyen aşamalarında Ahmet AYGÜN, Umut Demirhan'a yanıt olmak üzere demiş ki: "Kuralları komple kaldırmak istiyorduk, hala istiyoruz. Elimizden gelen biraz daha yumuşatmak..." Yukaradaki alıntılardan da görülebileceği gibi yumuşatılan bir şey yok, sıkılaştırılan şeyler var: E'de "siyaset yasağı"na dair tek kelime bile yoktu, Y1'de var. E'de "Saygı ve ahlâk kuralları çerçevesinde olmayan, argo ve ağır bir dil
kullanmanız" gibi bir ifade vardı, Y1'de bu "Türk ahlak yapısına aykırılık" gibisinden bir hal almış. İkincisinin birincisinden çok daha kısıtlayıcı ve muğlak ve keyfiliğe açık bir ifade olduğu kuşkusuzdur.
Siyeseti sonraya bırakıp, "ahlak" kısmından devam edelim:
Ahmet Aygün, Ali Işıngör'e yanıt olarak demiş ki "Türk ahlak yapısını komple kaldırıyoruz." Oysa anlıyoruz ki, Y3 geçici olarak, öylesine duruyor orada, yoksa Y1'deki görüşlerden vazgeçildiğini, en azından bu alanda, kimse biliyor değil. Zaten Arda Çetin, bunun da sonrasında şöyle yazmıyor mu: " Ayrıca aramızda "Türk ahlak yapısı"nı bilmeyen, cinsel tercih özgürlüğünü Türk ahlak yapısına ayrıkı gören üyelerin olduğunu görmek kendi adıma oldukça üzücü." Bu yazdıklarının Gezegen ekibinin görüşü değil kendi özel görüşü olduğunu söylemiş olsa bile, anlaşılan odur ki, kişisel olarak Arda bu ifadeden rahatsız değildir ve hatta belki gerekliliğine inanmaktadır. Ben bu ifadenin tamamen lüzumsuz, dahası tehlikeli olduğunu düşünürüm: "Türk ahlak yapısı"nın objektif tanımı yoktur. Uğraşmayın hiç, çıkmıyor böyle bir tanım; yıllardır ceza kanunu ve yargılaması bakımından tartışılır, keyfilikten başka bir şeye hizmet etmemiştir böyle ifadeler. Zaten çeşitli "Türk ahlak yapısı" tanım denemeleri yapılabilecek olsa bile, bunların yüzde kaçının, Arda'nın dediği gibi "eşcinselliği dışlamayacağı" haddinden fazla tartışmalıdır. Bizim ne gerçeğe karşı dövüşmemize ne bu sulara girmemize gerek var. Bunun karşısında E'de yazıldığı biçimiyle "Saygı ve ahlâk kuralları çerçevesinde olmayan...durumunda" ifadesi çok daha anlaşılır, objektif ve yönetilebilir gibi duruyor. 2.26 PM'de yazan anonim kullanıcının çözümü de Y1'den daha uygun.
Gelemim siyaset konusuna. Dediğim gibi, bu da E'de bulunmayan yeni kısıtlamalardandı. Bu konuda da hem "anonim" olarak giriş yapıp yorumunun altına imza atmış olan Eray Özkural'ın fikirlerine katılıyor, hem 2.26'da yazan anonim kullanıcının çözüm önerisne Y1 ifadesine göre daha sıcak bakıyorum.
Bu bakımdan, yani siyaset konusuna ilişkin, Ahmet Aygün şöyle yazmış: " Bu gezegen (öyle ya da böyle) bir dernek tarafından barındırılıyor, dolayısıyla derneği zor durumda bırakacak yazıların gezegende yayınlanmaması gerekiyor. Genel olarak siyaset bu kapsama giriyor. Eray'ın örneğini verdiği yazılım patentleri ise bu kapsamın dışında, üyelerin hepsi bunu anlayabilecek kapasitede (ilkokul mezunu yok değil mi?), yazılım patentleri derneğin faaliyet alanında.Gezegen'de bugüne kadar sorun çıkartabilen bir kaç yazı sebebiyle eklendi o madde.Ayrıca bir okur olarak kimsenin siyasi görüşünü gezegende görmek istemem."
Yapılan iş bir hukuki metin oluşturmaktır. "Gezegen Hukuku" diyelim buna. Bu noktada, "ilkokul mezunu var-yok" konusu tartışılmaz. Kurallar objektiftir. İlkokul mezununa da aynı uygulanır başka okul mezununa da. Ve o niyetle yazılır. Tersi durumda, madem "aramızda ilkokul mezunu olmaması" gerek ve yeter şarttır, ve diyelim ki durum odur, hiç kural koymasak da olur! Ama kazın ayağı öyle değil.
Gezegen gibi bir alanda, insanların kişisel bloglarının toplandığı bir alana, kişilerin yazdıklarının derneği bağlayacağı görüşü temelsizdir. Bu görüşe itibar edilecek olsa, hiç bir derneğin Web sitesinde herhangi bir gazetenin bağlantısının verilememesi gerekir. Hukuki korkulara kapılmak veya temelsiz savcılık korkuları yaymak yerine, kendimizin neyi uygun gördüğünü tartışmak daha doğru olur.
Eray yazılım patentleriyle ilgili siyasi bir metin kaleme almışsa, bu niye "siyasi yazı yazılamaz" kuralının dışında olsun ki? Olsa olsa, "benim amacım bu değildi" diyebilirsiniz, "ben bunu böyle uygulamak niyetinde değilim" diyebilirsiniz. Ama ortada lamba gibi asılı, açık seçik kural varsa, o kural sizin niyetinizden bağımsız kural olur. Yarın sizin yerinize bir başkası geçer, konuyu öyle değil de kuralın lafzındaki gibi anlayıverir. Öyleyse, karanlık sulara hiç girmeyip, kuralı baştan uygun yazmak daha doğru olur. "Sorun çıkaran bir iki yazı nedeniyle öyle bir madde eklemeye" gerek yoktur. Daha başka genel ilkeler o sorunları engellemeye yeter ve bildiğim kadarıyla yetmiştir. "Ayrıca bir okur olarak... istemem" kısmıysa, önceki objektif temele oturtma denemelerinin zaten zayıf kaldığına işaret ediyor.
Siyaset konusunda, Y1'deki kısıtlamayı savunan tarzda ifadeleri Arda çetin de yazmış: "Tamam.. Madem herkes çok "özgür" olmak istiyor, kaldıralım kuralları, ne dersiniz? Ancak yarın öbür gün Gezegen'de yayınlanacak bir politik[1] yazıda Gezegen üyesini ne şekilde uyaracağız, söyler misiniz? 'Sizin bu yazınız Gezegen'in kurallarına uymuyor' mu diyeceğiz? Yoksa 'bu yazdıkların Gezegen'le bağdaşmıyor' mu diyeceğiz? Adam sormayacak mı o zaman, 'nedir bu Gezegen'in kuralları? Bilelim ona göre yazalım' diye"
Arda'nın mantık hatası şurda: O zaten hepimizin "siyaset yasağında" anlaştığını düşünüyor ama "yarın öbür gün ne diyeceğimiz" konusunu düşünüyor. Ama zaten tartıştığımız şey, siyasetin doğallığı. Öncelikle, tekrardan Eray'ın söylediklerine ve anonum kullanıcının çözüm önerisine desteğimi belirteceğim. Arda, 1 no.lu dipnotunda da şöye demiş: "'politik'ten ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum!". Kusura bakma Arda, ben anlamıyorum. Ben politik sözcüğünden sadece ve sadece politik kavramını anlıyorum. Ve bunun, örneğin, Eray'ın yazdıklarını da kapsadığı fikrindeyim. tekrar: Kurallar mümkün mertebe objektif olmalı, "Arda'ya göre, Ayşe'ye göre" sularına girilmemeli, çünkü oralardan çıkılamaz. Bu konuda da anonim kullanıcının çözüm önerisi ve E, Y!'den daha uygun geliyor bana.
Özgür Yazılım konusu son derece siyasi bir konu, hadi uç biçimde ifade edeyim: Yüzde 99'u siyasetle ilgilidir bu işin. mülkiyettir, özgürlüktür, ulusallıktır, emperyalizmdir... say sayabildiğin kadar... bu konu içinde tartışılabilecek kavram ve bu konuyla ilişkilendirilebilecek tartışma var. Ama kaygı şuysa: Efendim birisi de çıkar hiç ilgisi yokken, A partisinin seçim bildirgesinin propagandasına girişirse ve bunların sayısı giderek artıp, Gezegen, konusuna özel bir gezegen olmaktan çıkarsa?
Bien çözümü yine de Y1'de değil, anonum'in çözüm önerisinde veya E'de görürüm. En azından şu açıktır: Eski kurallarla, yani bu tür açık kısıtlamalar yokken, Gezegen Gezegen olmaktan çıkmış değil.
Özetle: Ben kuralların olmasına karşı değilim. Kuralsız, tanımsız iş olmaz. Ama değindiğim öneriler, söylediğim nedenlerle bana uygun gelmiyor.
Zaten uzadı bu yorum. Tartışma gelişirse açarım fikirlerimi. Sabrınızı zorlamadığımı umarım.
Selam ve segiler,
Deniz
Sizin anladığınızı düşündüğüm "Gezegen'de siyaset yapamazsınız" cümlesi "Gezegen'de kürt sorunundan, başörtüsü ve üniversiteler, Amerika'nın savaş kararları vb. konulara giremezsiniz" anlamı taşımakta.
Haklısınz ki, Avrupa Birliği patent yasası da siyasi bir konudur. Aynı şekilde yukarıda saydıklarım da siyasi konular.
Bu iki durumu açıklayacak Türkçe bir cümle bulursanız oyum sizindir.
(İlk anonim imzalı arkadaşın metni bu konuya en uygunu olarak görünüyor şu anda..)
İlk yazılan kurallar manzumesinde olmayan, yeni kurallar manzumesinde ise gördüğümdeyse beni şaşırtan "Türk ahlak yapısı" tümcesi, sanırım benim gibi pek çok kişiyi daha yerinden zıplattı...
Arda Çetin bu itirazıma sağolsun, garip bir cevap yazmış. Sorduğum sorudaki göndermeyi anlamadığı gibi, benim kastımı da aşan bir yorum getirmiş:
"Ayrıca aramızda Türk ahlak yapısını bilmeyen, cinsel tercih özgürlüğünü Türk ahlak yapısına ayrıkı gören üyelerin olduğunu görmek kendi adıma oldukça üzücü."
Eğer yanlış anlamadıysam, benim cinsel tercih özgürlüğüne karşı olduğumu sanmış Arda Çetin! Halbuki tam tersini yazmıştım, adına "Türk ahlak yapısı" denen ve 12 Eylül sonrası gibi baskı dönemlerinde sık sık karşımıza çıkan bu tehlikeli kavramın "ta kendisi" her türlü özgürlüğe karşıdır. Benim vurgulamak istediğim de tam olarak buydu.
Arda Çetin sanırım yaşı yetmediğinden o günleri hatırlamaz; sıkıyönetim mahkemelerinden gelen sansür kararlarıyla tanıştı bu ülke bu "sihirli" sözcükle.
90'lardaysa "Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu" ile sık sık karşımıza çıkmaya başlamıştı bu "Türk ahlak yapısı" nanesi. 2000'lerde ise RTÜK kararnamelerinin en gözde tümcesi olmuştu "Türk ahlak yapısı"...
Onun için kimse bana ve benim gibi yaşı artık 30'ları aşanlara, kulağa hoş gelen ama içi boş bu kavramı tanımadığımızı söylemesin. Çok iyi biliriz kendilerini...
Arda Çetin'in yazdıklarından, bu ifadenin sonraki taslaklardan kaldırıldığını ama gerekliliğine de hâlâ inandığını hissediyorum.
Ben de tıpkı Deniz Öğüt gibi, bu tür muğlak ifadeleri son derece tehlikeli ve bu özgür ortamın varoluş nedenini ortadan kaldırıcı nitelikte görüyorum.
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.
Saygılarımla
E-postalarımda imza olarak kullandığım, Linus Torvalds'ın güzel bir sözü vardır; Talk is cheap, show me the code.
Merhaba,
Arda Çetin, "her iki durumu da uygun biçimde kapsayacak" somut öneri istedi. Sanırım "...show me the code" ifadesi de o isteğe gönderme. Yazıyorum:
"Linux ve Özgür Yazılım konularıyla ilgili olmayan siyasi tartışmaları lütfen bu alana taşımayın."
veya başka bir iki durumu da daha iyi kapsayacak şekilde:
"Linux ve Özgür Yazılım konularıyla ilgili olmayan siyasi tartışmaları ve dinsel, ırksal beyanları lütfen bu alana taşımayın."
Zaten sanırım blogların belirli alanlarının Gezegen'de yayınlanacak şekilde ayar yapılabildiği ve bu yolun önerildiği de ayrıca anlatılacak.
Tüm kuralların sonunda "Şu anda kestirilemeyen... durumlarda.... bu madde iyiniyetle kullanılacaktır" gibi bir ifade de olacak, anladığım kadarıyla. E, daha ne?
Aslında konunun esasında anlaşıyor gibiyiz. tartışma süreci bence geniş bir fikir birliğini ortaya çıkardı. Gerisi teknik olarak ifadeye kalıyor. Ben önerilerimi sundum. Anonim'in çözüm önerilerinin de iyi olduğu konusunda Arda'yla aynı fikirdeyim. Çok daha farklı ve daha iyi ifadeler de bulunabilir. Bu işin dibi yoktur.
Zaten, genel ilkeler ifade edildikten sonra, yöneticiler bu genel ilkeleri somut durumlara uygulamaktan sorumlu ve bu konuda yetkili. Genel ilkelerde anlaştıktan sonra, yetkili arkadaşlar konuyu nasıl anlıyorlarsa, öyle yönetecekler. Her somut durum önceden tahmin edilip kural konamaz. Bir noktada yeni kural ihtiyacı ortaya çıkarsa, o, o zaman düşünülür. Yöneticilerin somut durumlar hakkındaki tasarruflarından memnun kalınmazsa uzun vadede, yöneticiler değiştirilir. Ben bir tehlike de görüyor değilim açıkçası.
Bayanlar, baylar; koyun kuralı da blogum için başvuru yapacağım!
Ben sabırsızlanıyorum, siz beni anlamıyorsunuz. Oh ne güzel, sizin bloglar şakır şakır işliyor zaten. :-)
Selam ve sevgi,
K. Deniz Öğüt
Kendi önerilerimin ikincisine düzeltme:
"ırksal" ne demek ki acep? Saçmalamışım. Uygunu: etnik.
Yazdığımdan beri kafamı kurcalıyordu zaten, "kavmiyetçi" sözcüğüne kadar gitti aklım. Sonunda anlaşılır bir şey buldum.
Selam,
deniz
Ben Gezegen'de siyasi yazi gormek istemiyorum. Hele ki ulke gundemi siyasetle en alakasi olmayan insanlara bile soz soyleme cesareti verirken, gezegenin siyasi ya da politik(politika ile siyaset ayni anlama gelmez, koken olarak siyaset devlet islerini yerine getirme yolu iken politika bir iste basariya ulasabilme amacli izlenen yoldur(siyasi nin anlamina politik ve politigin anlamina siyasi diyen TDK'yi referans alinarak degerlendirme yapmak ta sizin takdirinize birakilmistir tarafimdan..)) hicbir tartismaya acik olmamasi gerektigini dusunuyorum. Gezegen Linux'a ya da Linux Gezegenimize bundan daha buyuk zarar verecek birsey olamaz. Kisitlamalari koyamiyorsak, ihtiyaca gore ozgurluk sinirlarimizi genisletiriz.
The Code: Linux ve Ozgur Yazilim kapsamina giren siyasi ve ya politik... gibi..
Siyasi bir gorusu olupta bir rejimi ya da beseri sistemi destekleyen bir insanin hic bir sistem de TAMAMEN ozgur olmadigini bilmesi gerekir diye dusunuyorum.
n. karakterden sonra üç nokta konup yazının kesilmesi ve devamı için link verilmesi marifetiyle Linuz Gezegeni'ndeki sayfalarca girdi kirliliğinin önlenmesini talep ediyorum. Saygılarımla arz ederim icabında. (Löker, Doruk ve Çağlar da yanımda $u anda. Bu hepimizin arzıdır.)
Yorum Gönder
<< Home